yukarı
Işığın Kaynağı Düşün ve Sanat Dergisi
Ana Sayfa > Ayın Dosyası
Ayın Dosyası
İlmi Siyaset
Ateş Düştüğü Yeri Yakar
Beyin Fırtınası
Düşünce Notları
Düşünceye Yön Verenler
Geçmişten Geleceğe Köprü
Herkesin Bir Hikayesi Var
Güllü Ahmet...
Turgut ÜZÜM


Motorcu ustasıydı Gül Ahmet. Yılın on bir ayında şarap içer, hiç ayık gezmezdi. Ay çiçeği gibi poturlu, tipik şarapçılar gibi kıpkırmızı yüzü, beyaz ve arkaya taranmış biriyantinli saçları, yaz-kış, gece-gündüz eksik olmayan kalın çerçeveli koyu renkli güneş gözlüklerinin altından kimsenin yüzüne bakmadan evinden işine, akşamları da sarhoş olarak işinden evine dönerdi.

Kasabalı konuşma biçimine isyan edercesine kadınlara hanım, erkeklere bey, çocuklara da yavrucuğum derdi. Konuşma şivesi; doğup, büyüdüğü çocukluk, gençlik, orta yaşlılık derken ömrünü geçirdiği kasaba halkının şivesine benzemez, sanki ömrünün büyük bölümü İstanbul da geçmiş bir beyefendiyi andırırdı. Kimseyi incitmez, konu komşunun hastasında, cenazesinde ilk önce o koşar gelirdi. Gelirdi gelmesine ama kimse onu takmaz, görmezden gelir, O bir kenarda sessizce beklerdi.

Yakasında gül hiç eksik olmazdı. Mevsimine göre ceketinin yaka cebinde ya da safari gömleğinin cebinde gül olmadığı zaman mutlaka bir çiçek olurdu. Bu yüzden, biraz da alay yollu Gül Ahmet derlerdi ona… Çünkü alışılmış şey değildi, kasabada bir erkeğin yakasında gül ya da çiçekle dolaşması.

Karısı Cemile’yle aralarında çok büyük bir sevgi vardı. Katmerleşmiş yoksulluğa, onun kanıksanmış alkolikliğine, toplumun hor ve küçümser bakışlarına rağmen karısına “Cemile’m”, karısı da ona “Ahmet’im” diye hitap ederdi.
Aktivisler
Oku
Ötekiler Biziz
Portreler
Roman İşliği
Şiir'dem
Yerel Yönetimler